Dilenci

Karanlık ve yağmurlu bir akşamda, kapüşonunu kafasına geçirmiş dilenirken, yapabileceği binlerce şeyin hayali gözlerinin önünden geçti. Felsefe kitaplarını saklasaydım keşke, dedi içinden.

O günden beri çavuşlar peşini bırakmamıştı; beynindekileri sıfırlamak için, ilk görüldüğü anda felç edici frekanslar göndermeye başlamışlardı. Şehirden ve boş beyinlerden, açlık pahasına bir süre uzaklaşmıştı; ama bu inziva, sağlığını yavaş yavaş kemirmeye başlamıştı.

Önünden geçen Android, metal kaba bir beşlik bıraktı. Demek ki dilencilik, düşünmekten daha tehlikesizdi. Birkaç beşlik daha toplayabilse, nitröz oksit istasyonundaki bankomattan içecek alabilecekti. Böylece birkaç gün daha düşünebilecekti. Bir Android daha geçse…

Füsun Uzunoğlu

Yorum bırakın

Previous Post