Kategori: DENEME
-

KALAMIŞ PARKINDA SOUND OF EUROPE
Temmuz’da Kalamış Parkı’nda Ritmik Bir AkşamTemmuz sıcağında İstanbul terk edilirdi, son senelerde daha da kalabalık oluyor. Farklı nedenleri olsa da en önemlileri; tatile gitmenin ekonomik boyutu yanında, ülkemize gün geçtikçe artan turist, göçmen, öğrenci, değişim programları vesaire ile gelenler sayılabilir. Neticede artık hep kalabalık ve şikâyet etmenin yararı yok.…
-

Shirley Jackson’da Kadınlığın Kırılma Anı – Diş öyküsü
Gece yarısı bir otobüste tek başına New York’a giden kadının diş ağrısıyla kıvranarak sürekli ağrı kesici alması, yalnızca fiziksel bir acının değil, bilinçaltının karanlık sularına açılan bir kapının hikâyesidir. Shirley Jackson’ın “Diş” öyküsündeki Clara, kocasının “Balayında bile dişin ağrıdı” diyen kayıtsız sesinden kaçarken, aslında Chagall’ın mavi gökyüzünde uçan âşıklarına benzeyen…
-

Filistin’de Baba Olmak!
Kucağında son nefesini vermeye çalışan çocuğuna bakarken, ona verebileceği hiçbir şeyin olmaması…Sevgisinin yetememesi, onu güvende tutamaması, doyuramaması, yaşamını güvence altına alamaması… Ellerinde yiyecek hiçbir şey yokken, çocuğunun“Açım baba” dediği anı yaşamak.Hastane yok, ilaç yok, temiz su yok.Çocuğunun gözlerindeki o güveni korumaya çalışırken,aslında kendisinin de onun kadar korkuyor olması.Yalnız kendisi için…
-

MARIA BANA BAKTI VE SUSTU
Maria öldü. Ben de onunla birlikte öldüm. AKM’nin -4. katında. Asansörle indim. Bir tür iniş ritüeliydi. Yukarıda heykeller, içinde kocaman kırmızı bir küre olan opera salonu, Andy Warhol sergisi vardı. Ama aşağısı sadece bizimdi. Eski AKM’yi düşündüm. Küçüktü. zarifti. Ama şimdi bu yeni AKM: Aşırı Şatafatlı ve yanlız. Altınyaldızlı bir…
-

SANAT NEDİR?
🎲 Marcel Duchamp’la Düşünmek Bir pisuarla modern sanata kafa tutan adamın ardından… “Art is either plagiarism or revolution.” Sanat ya intihaldir ya da devrim — Marcel Duchamp 🔻 SANATIN ALTÜST EDİLDİĞİ YERDEN Sanat nedir?Bir fırça darbesi mi? Bir melodinin büyüsü mü? Yoksa tuvalin tam ortasında, bıyık takılmış bir Mona Lisa…
-

Kendini arayan gölge
Jorge Luis Borges için bir deneme “Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.”— Ludwig Wittgenstein Bir sabah Borges’in aynasında uyandım. Camda kendi yüzüm değil, başka bir benliğin solgun silueti vardı. Aynalar, Borges için yalnızca yansıtıcı değil; aynı zamanda çoğaltıcı, bölen ve şüphe üreten varlıklardır. Aynaya bakarken kim bakar, kim yansır? Hangisi “ben”?Hangisi “ben…
-

Sallan Yuvarlan
Sahi neydi o sallanan beşik gibi, yirmi altı yıllık mazisiyle film şeridi gibi geçip gitti. Değişen çehremizin yanında değişmeyen hatlar var köklerimizde çok derinlerde. Ne çok felaket yaşamışız kah birlikte, kah ayrı yerlerde. Söylemlerde belki de suç dilimizde. Türlü senaryolar, bilgi katmanlarıyla varsayımlar, çıkarımlar, komplo teorileri absürt bir hikaye gibi.…
-

Lizbon’a gece treni
“Lizbona Gece Treni”, Pascal Mercier’in (asıl adı Peter Bieri) 2004 yılında yayımlanan, felsefi ve edebi referanslarla derinleşen bir romandır. Roman, yalnızca bir bireyin kendini keşfetme yolculuğunu değil, aynı zamanda Portekiz’in kültürel ve felsefi kimliğini de ele alır. Bu bağlamda, Fernando Pessoa ve Miguel de Unamuno gibi düşünürler eserin dokusunda önemli…
-

Yaban: Türk Modernleşmesinin Derin Yaraları
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban”ı, Türk modernleşmesinin yarattığı derin yarılmaları, bir aydının trajedisi üzerinden anlatan çarpıcı bir metindir. Roman, basit bir aydın-halk çatışmasının çok ötesinde, modernleşme sürecinin yarattığı epistemolojik kırılmaları, kimlik bunalımlarını ve toplumsal travmaları çok katmanlı bir şekilde işler. Bilgi Sistemlerinin Çatışması ve Epistemolojik Kopuş Ahmet Celâl’in Anadolu köyünde yaşadığı…