Kategori: Füsun Uzunoğlu
-

Kırmızı
Kırmızı gülerdi o kadınEllerinde kırmızı çiçekler olurduParmaklarına bakardım, ince…Bir kırmızı yüzük takardı hepYakut mu? Hayat kırmızı ışıktı onaKadehler kırmızı boşalırdıKanlı ağlardı gözleriKalbi alev kırmızısı Ben ona baktığımdaUtanırdım yaşamaktanVe gülmektenEn kırmızı onun gülüşüydü, ondan… Kırmızısını çaldılarGünbatımı solduRüyamda bir kırmızı şarkı gördümOydu. Füsun Uzunoğlu
-

Dilenci
Karanlık bir şehir. Frekanslar, androidler, düşünmenin suç olduğu bir dünya. “Demek ki dilencilik, düşünmekten daha tehlikesizdi.”
-

Han Kang — Beyaz Kitap, epik bir masal
Vejetaryen’i okuduktan sonra 2018 Booker kısa liste finalisti olan bu kitap gözüme çarptı. Hep yaptığım gibi, arka kapağı çevirdim, kesik kesik şiirsel cümlelerle kitaptan alıntılar beni büyüledi., “beyazı prizmadan geçiriyor, okuru rengarenk cümlelerle sınıyordu”. Beyaz Kitap ince, kırılgan, meditatif bir yas ve iyileşme metni. Zarif, düşündürücü, etkileyici.Eleştirmenlerin büyük kısmı, Han…
-

Yalnızlık
Füsun Uzunoğlu “Seni ne zaman bıraktım bilmiyorum. Anılar öylesine gelip geçiyor, ama biraz silik, biraz yorgun, anlamsız bir zamanı sarıp sarmalar gibi, saklar gibi. İki kişilik bir yalnızlıktı aslında. Yan yana sessizce otururken, bir film izlerken ya da kahve içerken bir eylemi paylaşıyorduk. İçerik peki? Duygularımız? Bu kadar farklı iki…
-

Şeytan diyor ki
“Cehennem boş, bütün şeytanlar yeryüzünde.” — William Shakespeare Biraz aptal birini bulsam iyi olacaktı. Bu iş zor bir iş. Kafası çalışan biri ince eleyip sık dokuyacak, olurunu olmazını hesaplayacak, kendine yontmaya çalışacak, hatta belki de onurunu devreye sokmaya kalkacaktı. Tüm bunlar verilmiş olan süreyi uzatmaktan başka işe yaramazdı. Sonuçta…
-

Lizbon’da gün batımı
Lizbon sokaklarında başı boş dolaşıyorum. Ayaklarım beni okyanusa götürüyor. O uçsuz bucaksız sahili, sessizliği, dalgaların kıyıya katman katman gelişini ve geri çekilişini, kumdaki ayak izlerini, köpeklerini dolaştıran iki genci seyrediyorum uzun uzun. Gökyüzü alevleniyor, kocaman kızıl bir top dalgaları, kumları, her şeyi kızıla boyuyor. Ufukta giderek alçalıyor, küçülüyor, incecik bir…
-

Sakıncalı bir gece
Daha dün beraberdik. Telefon etmişti, “Gel beni al,” diye.“Neredesin?” diye sorduğumda, telefonun öbür ucundaki hınzır kıkırdamayı hissetmiştim.“İlk buluştuğumuz yerdeyim.” İlk buluştuğumuz yer, şimdi artık olmayan bir otobüs durağıydı.“Saçmalama,” dedim. “Ne zamandır yıkıldı orası.”“İyi ya, biliyorsun işte. Oraya gel.” Zaten işim başımdan aşkındı. Olmayan bir yeri bulmakla uğraşacak halim yoktu.“Gelemem,” dedim.Telefon…
-

Zaman Aynı kalsın
“Gittiğin sabahı hatırlıyor musun? Omzunda küçük bir çanta vardı. Hava sisliydi. Sabahın erken saatleriydi Bakışın ve sözlerin eksikti. Kal demedim. Sen de döneceğim demedin. Gittin. Gri bir sabahta gökyüzü yorgundu. Söylenecek bir şey yoktu. Sustum.” Her sabah erken o iskelede Seni beklemek yazılı çizgilerimde. Bilirim gelmezsin. Yıllar oldu. Ama ben…