Kategori: Işın Güner Tuzcular
-

Kalem Kaleme Değince
Bu kitap, birbirine benzemez hayatların içinden gelen sekiz kadının, yazma arzusunda buluşarak birlikte kurduğu bir anlatı alanıdır. Yazmak, burada yalnız bir masaya kapanmak değil; yan yana oturmak, dinlemek, beklemek, susmak ve yeniden konuşmaktır. Her cuma, bir çay bahçesinin en kuytu köşesinde buluştular. Çaylar tazelendi, defterler açıldı, cümleler bazen yarım kaldı,…
-

RÜYALAR SARAYI – İsmail Kadere
Nedir bu kadar derin dağıldığımız rüya? RÜYALAR SARAYI – İsmail Kadere Yağmurlu bir öğleden sonra otobüsümüz Arnavutluk’un virajlı yollarında Tiran’a doğru yol alıyor. Çok yeşil, güzel bir coğrafya, ama sis ve yağmur virajlı yollarda beni tedirgin etmiyor değil. Rehber yol boyu sığınaklara dikkatimizi çekiyor. İkinci Dünya Savaşı’nda önderi olduğu Partizanlarla…
-

Yılbaşı Ağacına Kezzap Dökmek
Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa kampüsünde öğrencilerinin her yılbaşı süslediği çam ağacına kezzap döküldü☢. Ağaç kurudu. Bu haber geldi geçti, ama aslında daha büyük bir sosyal travmayı gösteriyor: Türkiye’de yılbaşı kutlamasının gitgide daha “tehlikeli” bir alana itiliyor. Bu yıl Şekerci Erol’un o dört gözle beklediğimiz süsleri yok. Anıtlar Yüksek Kurulu,süslemeye izin…
-

DENİZİN ALTINDAKİ ÖFKE
Doğu Yücel’nin denizleraltında öyküsünün mizahi analizi : Denizi sevdiğini sanan çok insan gördük ama Doğu Yücel’in kahramanı başka: hem seviyor hem korkuyor ama sevdiğini de popüler beach’e götürecek kadar kapitalizmin etkisinde, Aşık mı gerçektende ? Bilmiyoruz. O da bilmiyor. Belki de modern aşk böyle bir şey:Korktuğun şeye doğru koşmak. Ya…
-

Boş Şezlong
Bu sene, Bodrum’da güneş yine o eski parıltısıyla vuruyordu denize. Her şey aynı görünüyordu: aynı şezlonglar, aynı menüler, aynı müzikler. Ama herkes biliyordu — bir eksiklik vardı. “Allah kahretsin, herkes mi Yunan adalarında…” diye söylendi Erol Bey, Twitter’da resimlere bakarken. Klimanın altında oturuyordu, her zamanki gibi. Güneşe çıkmamıştı yıllardır —…
-

3-5 kelime ile korku öyküsü yazmak
IşınBir mesaj geldi. Gökyüzü aniden karardı. (Burcu)Mavi Ekran titredi. Egonun dijital tokadıydı IşıkÜç maymun işgali. SerapUyandı. Renk yoktu. Biray Altın / Euro / DolarGölge. Çığlık. Karanlık. Hamit Kuraklık yoksunluk çaresizlik Aysun“Senin yerinde olsam.”“Arı arabada.”“Anne, ev sallanıyor.”“Alo, acil ambulant.”“Kadın yazarlar da var.”“Ev kira mı?”“Bizde adettendir.”
-

Kırılganlığın, Direncin ve Sanatın Yüksek Sesi: Üç Ayaklı Kedi ve Vicdanın İzinde -Zihni Han
Bienaller, genellikle estetik bir şölen, entelektüel bir ziyafet olarak algılanır. Ancak bazen öyle bir bienal çıkar karşımıza ki, sergilenen işlerin güzelliğinden veya teknik ustalığından öte, yüreğimize dokunan, vicdanımıza seslenen ağır bir yük bırakır. 18. İstanbul Bienali, “Üç Ayaklı Kedi” temasıyla tam da bunu vaat ediyor: Kırılganlık içindeki direnci, düşe kalka…
-

Boşlukta Yansıyan Duygular: Alice’in Aynası
Aynanın Unuttuğu Hiçbir yıldızı yansıtamaz, boşlukta süzülen fildişi ayna.Alice yılmadan arar tavşanı, tırtılı, iskambil kraliçeyi—Ayna boş, ayna küs, ayna kırık.Çatlamış boydan boya; içinden sızıyor sessiz bir sonsuzluk.Çatlağın gölgesinde uyuyan zaman,unutulmuş bir kelime artık. Fısıltılar… fısıltılar…Mercan kalp kolyesi sallanır;aynada titreşir her vuruş,her vuruşta başka bir yansıma:sevgili / sevgisiz / sevgili /…
-

Galleria: Büyülü Cam Kubbemiz
1 Ekim 1988’de açılan Galleria, sadece Türkiye’nin bilinen anlamda ilk AVM’si değildi; Tabanlıoğlu’nun mimarlık projesi olarak Özal döneminin “Batı’ya açılan yüzü”nün betonlaşmış haliydi. Denizin kenarına kondurulmuştu ama denize sırtını dönmüştü; manzarayı ancak otoparkına arabasını park edenler görebiliyordu. Boş arazi üzerinde, eski şoför eğitim sahası olarak kullanılan yerde yükseldi. Ben ilk…
