Kategori: Işın Güner Tuzcular

  • Kısa Öykü Yaşıyor:  Dijital Çağda Anlatının Dönüşümü

    Kısa Öykü Yaşıyor: Dijital Çağda Anlatının Dönüşümü

    Edebiyatın en dinamik türlerinden biri olan kısa öykü, yüzyıllar boyunca biçim değiştirerek varlığını sürdürdü. Geleneksel anlatıların sınırlarını zorlayan modernist ve postmodernist akımlar, bugünün yazarlarına ilham veriyor. Peki çağdaş kısa öykü, dijital çağda nasıl bir evrim geçiriyor? Kısa öykü öldü mü? Öykü ölmedi, ama artık çok daha fazlası. Bu soru, sadece…

  • Shirley Jackson’da Kadınlığın Kırılma Anı  – Diş öyküsü

    Shirley Jackson’da Kadınlığın Kırılma Anı – Diş öyküsü

    Gece yarısı bir otobüste tek başına New York’a giden kadının diş ağrısıyla kıvranarak sürekli ağrı kesici alması, yalnızca fiziksel bir acının değil, bilinçaltının karanlık sularına açılan bir kapının hikâyesidir. Shirley Jackson’ın “Diş” öyküsündeki Clara, kocasının “Balayında bile dişin ağrıdı” diyen kayıtsız sesinden kaçarken, aslında Chagall’ın mavi gökyüzünde uçan âşıklarına benzeyen…

  • MARIA BANA BAKTI VE SUSTU

    MARIA BANA BAKTI VE SUSTU

    Maria öldü. Ben de onunla birlikte öldüm. AKM’nin -4. katında. Asansörle indim. Bir tür iniş ritüeliydi. Yukarıda heykeller, içinde kocaman kırmızı bir küre olan opera salonu, Andy Warhol sergisi vardı. Ama aşağısı sadece bizimdi. Eski AKM’yi düşündüm. Küçüktü. zarifti. Ama şimdi bu yeni AKM: Aşırı Şatafatlı ve yanlız. Altınyaldızlı bir…

  • Kendini arayan gölge

    Kendini arayan gölge

    Jorge Luis Borges için bir deneme “Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.”— Ludwig Wittgenstein Bir sabah Borges’in aynasında uyandım. Camda kendi yüzüm değil, başka bir benliğin solgun silueti vardı. Aynalar, Borges için yalnızca yansıtıcı değil; aynı zamanda çoğaltıcı, bölen ve şüphe üreten varlıklardır. Aynaya bakarken kim bakar, kim yansır? Hangisi “ben”?Hangisi “ben…

  • 29 Genç İşçi

    29 Genç İşçi

    Yerin yedi kat altında,Ateşten bir LabirentSonsuz koridorlar, soluksuz koridorlarTek bir kapının ardında kurtuluşEmre, on yedisinde tesisatçıKara kocaman, umut dolu gözleriÇalışıp para biriktirip, mühendis olacakYaklaşan ejderhanın ateşiSiliyor hayalleri, boğuyor nefesleriRamazan’da kapalı MasqueradeRamazan’da yevmiye yokBoşlar madem, tadilata marş marşYoksulun olmaz söz hakkıDemir kaldırıp, harç karıyorlarBaretsiz, maskesiz, sigortasızKomi, garson, bir de DJAlışıklar üstelerine…

  • Yapay Zeka ve Öykücülük: Geleceğin Yaratıcı Araçları

    Yapay Zeka ve Öykücülük: Geleceğin Yaratıcı Araçları

    Günümüzde yapay zeka teknolojileri hayatımızın her alanına yayılırken, edebiyat ve öykücülük dünyası da bu dönüşümden payını alıyor. Yaratıcılık gibi insana özgü olduğunu düşündüğümüz bir alanda yapay zekanın rolü nedir? Bu teknoloji, yazarların yaratıcı süreçlerini nasıl etkileyebilir?

  • Lizbon’a gece treni

    Lizbon’a gece treni

    “Lizbona Gece Treni”, Pascal Mercier’in (asıl adı Peter Bieri) 2004 yılında yayımlanan, felsefi ve edebi referanslarla derinleşen bir romandır. Roman, yalnızca bir bireyin kendini keşfetme yolculuğunu değil, aynı zamanda Portekiz’in kültürel ve felsefi kimliğini de ele alır. Bu bağlamda, Fernando Pessoa ve Miguel de Unamuno gibi düşünürler eserin dokusunda önemli…

  • RENKLERİN YOLCULUĞU -İZZET KERİBAR

    RENKLERİN YOLCULUĞU -İZZET KERİBAR

    İzzet Keribar ve Fotoğrafla Geçen Yıllar 1980’lerin sonu ve 90’ların başında fotoğrafa yoğun bir ilgi duyuyordum. İFSAK’ta (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) fotoğraf kursunu tamamlamıştım; dia gösterilerini izliyor, her sergiyi kaçırmadan ziyaret ediyordum. Bu dönemde, İzzet Keribar’dan ders alma şansına da sahip oldum. Keribar, kursiyerlerine harika sergilere davetiyeler verir,…

  • Pembe Şemsiye

    Pembe Şemsiye

    Kocaman pembe bi şemsiye. Boom! Gözüme çarpıyor resmen. Üstelik şu ördek saplılardan. Vintage ama çakma değil ha, bayağı sağlam duruyor. Rüzgârda ters mörs dönmez bu kesin… Kasaya giderken düşünüyorum, uzuuun süre gider bu, hem de ne şık, efsane … Evden çıktığımda hava süperdi yani. Full HD mavi gökyüzü falan. Şu…