Kategori: YAZARLAR

  • Eşik

    Eşik

    Yeni bir mevsimin eşiğinde duruyor gibi görünsek de zihnimizde yaptığımız yolculuklarda bir sağa bir sola… ‘Şimdi ve burada’ Galeria Sinemalarına bitişik durumda, bir zamanların Asorti mekânı Sports International’ın ‘suya düşen bir hayal’ olduğunu kabul ediyorum. Sahildeki benzinciden ulaşım yardımı, Gelik’ten giderilen yeme içme içgüdüsü filan, Maslov‘un İhtiyaçlar hiyerarşisi yeniden gözden geçiriliyor.…

  •    İçimdeki Terzi

       İçimdeki Terzi

    Kumaşı eksik biçilmiş bir hayatın kenarında duruyorum bir yerim bol geliyor zamana bir yerim dar. Her sabah aynaya değil yüzümdeki dikiş hatalarına uyanıyorum Makasın sesiyle açılıyor gün keskin, soğuk, hatırlatıcı Parmaklarımda biriken suskunluk ipliğe ağır geliyor her iğne batışında çocukluğumdan bir parça kanıyor da kanıyor Söküklerimi gizlemiyorum rüzgâr oralardan girip…

  • YUFKA İLE REÇEL ARASINDA

    YUFKA İLE REÇEL ARASINDA

    Arkamdan bir ses geldi:— Kız, bu ne donla dolaşıyon! Arkamı döndüm; Arapgir’in dar, taş döşeli sokağında, ayağında pembe çiçekli şalvarı, başında beyaz tülbentiyle gülümseyen bir kadınla göz göze geldim. Gözleri pırıl pırıldı. Bizim elimizdeki fotoğraf makinelerine bakıp sordu:— Ne çekiyonuz bakayım?Sonra benim beyaz şortuma baktı, gülerek ekledi:— Benim şalvarımı da…

  • Karanlığa Işık Tutanlar

    Karanlığa Işık Tutanlar

    (Madame Cassandra)Ne körlüğümdübeni alıkoyangeleceği görmekten,ne de kirlenmişliğinhoyrat bakışı Okurdum doğrularıyıldızların dizilişinden,esen rüzgarıntaşıdığı kokudan,kimse inanmasa da bana Yakılan yuvalar,yok edilen yaşamlar,akan suyun kirlenmesibenim suçum değildiinanmasanız da Kızıla boyanantoprakhayata tutanamayanyaprakbenim suçum değildi Ben değildimanlatanKırmızı başlıklı kızımasum çocuklara Hypatia’ydım benMiletli AspasiaTarihin karanlığınaışık tutmuş,her seferindeküllerinden doğancadı kadınlardım Hamir Ergüven

  • DENİZİN ALTINDAKİ ÖFKE

    DENİZİN ALTINDAKİ ÖFKE

    Doğu Yücel’nin denizleraltında öyküsünün mizahi analizi : Denizi sevdiğini sanan çok insan gördük ama Doğu Yücel’in kahramanı başka: hem seviyor hem korkuyor ama sevdiğini de popüler beach’e götürecek kadar kapitalizmin etkisinde, Aşık mı gerçektende ? Bilmiyoruz. O da bilmiyor. Belki de modern aşk böyle bir şey:Korktuğun şeye doğru koşmak. Ya…

  • TARÇIN KOKAN SABAHLAR

    TARÇIN KOKAN SABAHLAR

    Fabrikaya gelen işçiler, mesaiye başlamadan önce sahlep satan adamın önünde sıraya giriyorlardı. Ali Efendi’nin sahlebi yıllardır hiç değişmeyen sıcaklıkla onları karşılar, tebessümle işlerinin başına yolculardı. Hele beyazlığın üzerine serpilen tarçın güne ayrı bir enerji katardı. Gebze girişindeki fabrikanın kapısı, işçileri ve soğuk sabahları o bildik, güzel kokuyla karşılardı. Ferdi beyazlığın…

  • neverland

    neverland

    Abim gözlerimin kapandığını söyledi, ablam yatırmak için beni kucakladı. Çırpındım, belki ağlarken onlara vurmuşumdur. Evdekiler istediklerini desinler, ben karnının nefes alır gibi inip kalktığını gördüm. Pencerenin önünde gözümü kırpmadan hep seni izleyeceğim. Oturduğum divandan sen gelene kadar kalkmayacağım. Gece oldu, gündüz oldu, günler bitti, düştüğün yerde canın da mı sıkılmıyor?…

  • Öğle Açıklığı

    Öğle Açıklığı

    ALLI TURNAM Allı turnam, bizim ele varırsan / Şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle Radyonun sesini biraz daha açtı. Rock müzik dışında hiçbir şey dinlemezken, memleket özlemi onu türkü sever hale getirmişti. Şimdi olsaydı masasında bal-kaymak ama en önemlisi şöyle demini almış bir çay ve kahvaltı sohbeti… Hafta içi bir…

  • Han Kang — Beyaz Kitap, epik bir masal

    Han Kang — Beyaz Kitap, epik bir masal

    Vejetaryen’i okuduktan sonra 2018 Booker kısa liste finalisti olan bu kitap gözüme çarptı. Hep yaptığım gibi, arka kapağı çevirdim, kesik kesik şiirsel cümlelerle kitaptan alıntılar beni büyüledi., “beyazı prizmadan geçiriyor, okuru rengarenk cümlelerle sınıyordu”.  Beyaz Kitap ince, kırılgan, meditatif bir yas ve iyileşme metni. Zarif, düşündürücü, etkileyici.Eleştirmenlerin büyük kısmı, Han…

  • ÇULLUK VE MEŞE AĞACI

    ÇULLUK VE MEŞE AĞACI

    Her yıl Ekim ayı ortalarında, Kuzey ülkelerinin soğuyan havasından kaçan çulluk, uzun geceler boyu uçarak güney bölgelerdeki yaprak döken Anadolu ormanlarına sığınır ve meşe ağacıyla kurduğu dostluk tekrar başlar. Orman çulluğunun rengi, meşe ağacı yapraklarının kışın büründüğü kahverenginin aynısıdır. Meşenin dalları geçen yıla göre biraz daha uzamış, çulluk ise göç…