Terzinin Sessiz Defteri

İplik, ince nehir olur akar parmak uçlarından
her düğüm, hayat durağında nefes alıyor
Terzi, zamanın kenarlarını gizlice kıvıran usta
gölgeleri biçer geceden, sabaha elbise diker

Makasın çenesi açılıp kapanır
sanki eski bir hikâyenin kapılarıdır onlar
Kesilen her parçada geçmişin tozu kalkar
gömleğin yakasında çocukluk izi bulursun

Kalıplar, insanın görünmeyen hâlini çizer
terzi ruhun kıvrımlarını anlar, sesini duyar
Bir pantolon paçasında yarım kalmış bir yol vardı
ceket cebinde saklı umut, unutulmuş şiirler

Dikiş makinesi, demir kalp olur, atar
atladıkça ilmekler, geleceği birbirine bağlar
Terzi bilir: Hayatın söküğü olur, korkma der
her sökük biraz hayattır, biraz tamir, biraz hatıradır

Ve günün sonunda, terzi aynaya bakar sessizce
çalıştığı kumaş değil, kendi kaderidir yüzünde duran
terzilik
insanın kendisini yeniden dikmeye benzer

Burcu Türker

“Terzinin Sessiz Defteri” öğesine 2 yanıt

  1. Şahin Avcı Avatar
    Şahin Avcı

    “Terziyi anlatırken insanı yeniden dikmişsiniz.
    İpliğin parmak uçlarından değil, kalpten aktığını hissettim.
    Bazı söküklerime dokundu bu metin; fark etmeden beni de tamir etti.
    Emeğine değil sadece, kalbine ve kaleminize de sağlık.”

    Liked by 2 people

  2. burcuturker7 Avatar
    burcuturker7

    Bir terzinin iğnesi kumaşa değil, insana değerse,
    sökükler görünmez olur.
    Eğer bir dikiş yerini bulduysa,
    bu benim maharetimden değil,
    kelimelerin kendi yolunu bilmesindendir. Teşekkürler sağolun.

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın