İplik, ince nehir olur akar parmak uçlarından
her düğüm, hayat durağında nefes alıyor
Terzi, zamanın kenarlarını gizlice kıvıran usta
gölgeleri biçer geceden, sabaha elbise diker
Makasın çenesi açılıp kapanır
sanki eski bir hikâyenin kapılarıdır onlar
Kesilen her parçada geçmişin tozu kalkar
gömleğin yakasında çocukluk izi bulursun
Kalıplar, insanın görünmeyen hâlini çizer
terzi ruhun kıvrımlarını anlar, sesini duyar
Bir pantolon paçasında yarım kalmış bir yol vardı
ceket cebinde saklı umut, unutulmuş şiirler
Dikiş makinesi, demir kalp olur, atar
atladıkça ilmekler, geleceği birbirine bağlar
Terzi bilir: Hayatın söküğü olur, korkma der
her sökük biraz hayattır, biraz tamir, biraz hatıradır
Ve günün sonunda, terzi aynaya bakar sessizce
çalıştığı kumaş değil, kendi kaderidir yüzünde duran
terzilik
insanın kendisini yeniden dikmeye benzer
Burcu Türker

Şahin Avcı için bir cevap yazın Cevabı iptal et