ALBİNO       

                                                                                                  

Beyaz badanalı evin çatısından havalanan kuş, kanatlarını çırptıkça vücudundan parıltılar saçıyordu. Martı değildi, başka kuşlara da benzemiyordu. O sırada tuhaf bir şey oldu. Aniden garip  kuşun etrafında onlarca karga belirdi ve onun uçmasını engelleyip hep bir ağızdan bağrışmaya başladılar. Öyle ki zavallı kuş biraz mücadele edip, ani hareketlerle uçmaya yelteniyor olmuyor. Etrafı sarıldıkça korkudan ne yapacağını bilemiyordu. Bir ara hızla kanat çırparak kaçmak isterken, bahçe çitlerine çarpıp yere düştü.

 Beyaz tülün arkasından olanları izlerken, tülü aralayıp daha dikkatlice baktığımda, onun da bir karga olduğunu anladım. Ama o albino bir kargaydı.

Ürkek hareketleriyle ne yapacağını bilmiyor, uçmayı defalarca denese de kargalar aman vermiyordu. Avaz avaz bağrışarak hücum ettikçe, iyice korktu kaldı .

Beyaz arabadan inen adam elinde şemsiyesi ile birkaç hareketle, kargaları kovaladı. Ürkek beyaz karga bu kez çimenlerde sağa sola sallana sallana, yalpalayarak giderken arada aniden çimenlerdeki papatyalara dönüp bir gaga atıp adeta hıncını aldı. Uçmayı hiç denemiyordu bile uçmak onun için özgürlük değildi ki artık.

Birden karşı balkondan bir çocuk çığlığı duyuldu. Annesi elindeki patlamış mısırların hepsini bahçeye fırlatırcasına attı. Mısırlar beyaz kar taneleri gibi bahçeye saçılınca, çocuk parmağıyla mısırları gösterip ikici kez haykırdı. Annesi ’’Oh olsun yemezsen böyle olur işte artık onları beyaz kuş yiyecek der demez. Çocuk bir, iki bağırıp sustu zannettim. Katılıp kalmış zavallı, üstelik ağlaması bitmek bilmedi bütün yaz, beyaz kuş u her gördüğünde parmağıyla gösterip bastı yaygarayı.

Serap Alsırt

Not : Videoyu çeken Teoman Alsırt

Yorum bırakın