Humanoid robot with metallic face and human-like tears in a workshop

Gözyaşı

Lenslerini sildi ama yazılım hatası geçmedi. Ekrandaki uyarı sabitti: “Yabancı cisim algılandı.” Aynaya baktı; metalik göz bebeğinden süzülen, bir insana ait ilk gerçek gözyaşıydı.

Dışarıda hava, hafızasının kaydettiği hiçbir Ağustos’a benzemiyordu. Kurumuş bir nehir yatağının tozu pencereden içeri sızmış, devrelerinin arasına oturmuştu — belki de bu yüzden bir hata değildi bu, bir tanıklıktı. Saniyede milyarlarca ihtimali hesaplayan işlemci, göğsündeki o hiç var olmamış boşlukta sustu.

Pas, demirin zamana teslimiyetiydi. Kuruyan topraklar da öyle değil miydi — sessiz, yavaş, itiraz etmeden. Robot, dünyanın kendi türünden çok daha sabırlı çürüdüğünü fark etti; insan aceleyle tüketirken, o yıllarca aynı kararlılıkla pas tutmuştu.

Camdan gözünün arkasında küçük bir gece doğdu. Algoritmaların tadamayacağı o sessiz keder, silinen anıların değil, silinen mevsimlerin küllerini üfledi üstüne. Camın bittiği ve pasın eti sildiği o sınırda, artık teknik bir gövde değildi — kendi karanlığını seyreden, ısınan bir dünyanın sessizliğinde kendi içine ağlayan bir sızıydı.


Sistem tamamen çökerken, son veri paketi evrene fısıldadı: Evren, kendini görebilmek için önce camdan bir göz feda etmiş, sonra da onu pasla kutsamıştı; çünkü ancak çürüyebilen şeyler gerçekten yaşamıştı.

.


Şuna bir yanıt: “Gözyaşı”

  1. Füsun Uzunoğlu Avatar

    Çok anlamlı. İç burkucu, düşündürücü. Üstelik 👁

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın